|
BAŞLIK : PROF. DR. NURİ KÖSTÜKLÜ KONFERANS VERDİ…
Nuri KÖSTÜKLÜ / Asılsız Ermeni İddiaları ve Tarihi Gerçekler konulu konferans verdi
Seydişehir Halk Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen konferansa; İlçe Kaymakamı Kemal İNAN ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Necip ŞAN’ da katıldı. Saat 15. 00 da öğrencilere yönelik verilen konferansa, saat 19.00 da da Seydişehir Halk Eğitim Merkezi hazır bulundu. Seydişehir halkından katılanlar oldu.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan konferans, Selçuk Üniversitesi Konya ve Yöresi Tarihi Araştırmaları Merkezi Müdürü olan Nuri KÖSTÜKLÜ’ nün özgeçmişinden bahsedilmesiyle devam etti.
KÖSTÜKLÜ konferansa katılanlara teşekkür ederek başladı. KÖSTÜKLÜ, “ Tarihimizde utanılacak ve çekinilecek bir olay ve hadise yoktur. Bu durumdan gurur duymalıyız. Tabii yanlışlarımız olabilir. Ama bu gayet doğaldır. Türkiye’yi sıkıştırmaya devam eden yaklaşımlar vardır. Bunlar daha da devam edecektir. Önemli olan bizim bu meseleyi iyi bir şekilde anlayıp, bilmemizdir. Öncelikle Şark Meselesini iyi bilmemiz gerekir. Bu mesele de bazı hedefler vardır. Bunları 1071- 1683 arası ve 1683’ten sonraki hedefleri diye ayırabiliriz. 1071- 1683 arasında hedefleri; Türkleri Anadolu’ya sokmamak, Türkleri Anadolu’da durdurmak, Türklerin Balkanlara geçmesini önlemek, İstanbul’u vermemek, Türkleri Avrupa’nın ortalarında durdurmaktır.
1683’ten günümüze kadar geçen sürede hedefleri; Osmanlı’nın bünyesindeki gayrimüslimleri kışkırtmak, Osmanlı’yı Balkanlardan atmak, İstanbul’u geri almak olmuştur. Bu meselelerde büyük devletler ülkemiz üzerindeki hülyalarından dolayı hep azınlıkların arkasında olmuştur.
Bazı noktalara değinmek istiyorum. 1983 tarihinde, 2. Viyana Zaferinin 300. yıldönümünde Papa 2. Jean Poul, Balkanlardan Türkleri attık diyerek; ‘Viyanalılar bu zafer sade sizin değil hepimizin ve tüm Avrupa’nın zaferidir.’ Demiştir. Balkan Savaşları bizim için çok önemlidir. Bu savaşlar bizlerin Balkanlardan atıldığı savaşlardır. Bu savaşları iyi bilmeliyiz. Ve aynı kişi 2. Jean Poul, İstanbul’a ayak bastığında toprağı öpmüştür. Toprağı öpmek ise kutsallık ve vatana hasretten dolayı olur. Poul’ ün toprakları öpmesi ise İstanbul’u kutsal olarak görmesindendir. Günümüzdeki Ruhban Okulu’ da bunun dolaylı yönden bir devamıdır.
Şunu söylemek istiyorum ki Tarihimizin en zor anlarında bile diğer devletlerin haysiyet ve gururuna dikkat etmişizdir biz.
Ermeni Meselesi Şark Meselesi’nin bir parçasıdır. Düşman devletler bu mesele ile Anadolu’da Türk hâkimiyetini kırmak istemişlerdir. Anadolu’da Osmanlı Devleti’nin içerisinde sürekli bir muhtar Ermenistan kurulmak istenmiştir. Yeri için ise Doğu Anadolu seçilmiştir. Bunun stratejik ve coğrafi sebepleri vardır.” Diyerek tarihte patrik dönemlerinde Ermeni Meselesi’nin nasıl geliştiğinden ve Ermeni cemiyetlerinin, vatan haini bazı cemiyetlerin nasıl çalıştığından; önceden ve hale günümüzde Ermeni terör örgütünün siyasi teşkilatlanmasından bahsetti.
KÖSTÜKLÜ; “ Osmanlı Devleti her devletin yaptığı gibi azınlıkları bir bölgeden değişik, daha güvenli yerlere sevk etmiştir. Geriye döndüklerinde ise devlet azınlıklara mallarını geri vermiştir.
Ermenilerin sevkinde, naklinde ise ölen sayısı; 200 Bin’dir. Ermeni heyeti 1918’de bu sayıyı 1,5- 2 milyon olarak açıklamıştır. 1914’te nüfus sayımına göre Osmanlı’da bulunan Ermeni sayısı 1.234.671’tir. Sevk edilen 438 bin kişinin 382 bin’i geri dönmüştür. Geriye kalan 56 bin kişinin bir kısmı bazı ülkelere kaçmıştır.
Bir de İngilizlerin bilim abidesi, güzel dedikleri Britannica; 1918 baskısında 600 bin olarak açıkladığı rakamı, 1968’te 1,5 milyon olarak değiştirmiştir. Bu hangi akla hizmettir bunu sizlere bırakıyorum.” Diyerek bu meseledeki ölüm sayısına dikkat çekti.
“Avrupa’nın Ermeni Meselesi’nde asılsız belgeleri ve tutarsız tarihler vardır.” Diyen Köstüklü, Ermeni asıllı bilim adamı Hovannisan’ın “Ermeni Soykırımı ispatsızdır” başlıklı yazısını hatırlatarak; Ermenilerin bu konuyu siyasallaştırdığını belirtti.
“Osmanlı Devleti hayvan haklarına dahi saygı göstermiştir; değil ki insan haklarına…” diyen Nuri KÖSTÜKLÜ; “Avrupa bizi her zaman insan haklarının yediğimiz ve medeniyetsiz olduğumuz yönümüzde eleştirmiştir. Ama aslında bizim Avrupa’ya medeniyeti öğrettiğimiz ortadadır.” Diyerek, bazı şeylerin siyasal olduğunu, tahrik edici olduğunu tekrar belirtti.
KÖSTÜKLÜ sözlerini ise şöyle bitirdi; “Kapıdan atsalar bacadan girmeye çalıştığımız Avrupa Birliği bizim milli değerlerimizden vazgeçmemize sebep oluyorsa; Avrupa Birliği’nin bize olacak olan o katkıları bir işe yaramayacaktır. Bu kurumun bize karşı olan kötü yaklaşımını bilmeliyiz. Bize kardeş olan Türk Devletlerinin de hiçbir zaman gözünden düşmemeliyiz. Örneğin Azerbaycan… Hocalı’da Ermenilerin yaptığı katliamları ve halen devam eden Karabağ işgalini unutmamalıyız. Açacaksak gümrük kapılarını, çekilsinler o bölgeden… Her vatandaşın tarihi konulara duyarlı olması lazım... Millet olarak eğitime önem vermeliyiz."dedi. Konferans sonunda ise katılanlardan sorulara cevap verdi.
|